2 Ekim Pazar günü, tarihi Gelibolu Yarımadası’nda, Turkcell Gelibolu Maratonu’nda,Dünya Barışıiçin koştuk. Organizasyondaki aksaklıklara rağmen (bazılarımız yarışa gecikmeli başlayabildik); böylesine anlamlı bir projenin parçası olmanın verdiği hazzı anlatamam. İnsanlığın aldığı onca yola rağmen; bugün hala, en fazla Barış’a muhtacız.
Modern Dünya’mız, tüm olumlu gelişmelere ve hayatın her alanındaki yeniliklere rağmen; Barışa hala aç, huzura muhtaç. Ortadoğu’dan Afrika’ya; Asya’dan Avrupa’ya, Amerika’ya tüm dünya ve insanlık, bugün hala, bitmeyen acılar, devam eden çıkar çatışmalarının, ideolojik mücadelelerin, sömürü ve hırsların kurbanı.
Savaşlar ve kanlı mücadeleler; zaferler ve kahramanlıklardan çok daha fazla acı ve gözyaşı bırakır geride. Çıkar çatışmaları, ideolojikbaskılar vemücadeleler ise herkesten önce güçsüzlerin, gençliğin, çocukların ve kadınların bazen hayatına, çoğu zaman da geleceğine ve hayallerine mal olmaktadır.
Bu hafta sonu,Barış Koşusuiçin ziyaret ettiğimiz Çanakkale de,yüz-yıllar boyu, doğu ile batının amansız mücadelesine ve tarihin en kanlı savaşlarına meydan olmuş önemli bir geçiş merkezidir. Aynı zamanda, bu kadim medeniyetin ve Anadolu insanınınegemen dünya güçlerine karşı en şanlı savunma mücadelelerinden birini verdiği ve tarih yazdığı bir meydandır. Dünya barışı ve savaşsız yarınlar için asla unutulmaması gereken bir insanlık mirasıdır.
Barış koşusu,tüm tarih boyunca gerçekleşen bu en kanlı savaşlardan birinin yerinden verilen çok güçlü bir ‘Barış Mesajı’dır. Bu çığlık, hep var olagelen amansız savaşlara ve acılara artık dur deme zamanının geldiğinin haykırışıdır. Barış koşusu ile bizim çabamız da; Hz. İbrahim’in ateşine su taşıyan karınca misali, hem tarafımızı belli etmek, hem tüm Dünya’ya ‘Barış’ın önemi ve gerekliliğini hatırlatmak amaçlı oldu.
Çanakkale Barış Ormanı’na da, bir fidan ile destekte bulunma şansı elde etmenin mutluluğunu yaşıyorum.Çanakkale’de ‘yitip giden gencecik ruhları hayata bağlayan bir barış ormanı’ sloganıyla ortaya atılan bu projeyi ayrıca önemsedim.Bize düşen bir fidan ilekatılmak oldu.
Koşu vesilesiyle bu yıl tekrar ziyaret ettiğimiz Çanakkale’de, savaşbölgesiGelibolu;
– Tarihin en büyük savunma savaşlarından birine sahne olmuş,
-Dünyada eşine az rastlanır cinsten deniz ve kara muharebelerine sahne olmuş,
-Aynı anda bir çok siyasi emeller güdülen,
-Bir çok askeri kahramanlıklara sahne olmuş,
Yarım milyonun üzerinde insanın savaş sırasında hayatını kaybettiği,
-Türkiye’de, ‘Milli Mücadele Ruhu’nun doğmasında etkili olmuş,
– Dünya’nın geri kalanında da sömürge karşıtlığı ve bağımsızlık mücadelelerine ilham kaynağı olmuş,
– 1. Dünya Savaşı’nın en kanlı bölümlerinin geçtiği,
asla unutulmaması ve sonraki nesillere de unutturulmaması gereken tarihin canlı bir şahidi, bir barış sembolü, kültürel bir değer vebir insanlık mirasıdır.Tüm tarih boyunca gerçekleşen en kanlı savaşlardan birine sahne olan Çanakkale, milli uyanış ile birlikte, sömürge toplumlarda milli kurtuluş fikrinin uyanmasına da vesile olmuştur. İşte, Çanakkale ve Gelibolu böylesine önemli bir yerdir
Barış en kalıcı çözümdür
Çanakkale’de, 500binin üzerinde insan, savaş sırasında hayatını kaybederken; o dönemin Osmanlı Devleti’nde de okumuş öğretmeni, akademisyeni, Mülkiyelisi ve Tıbbiyelisi on-binlerce aydın hayatını kaybetmiş, ülkenin beşeri sermayesi sıfırlanmıştı. Bu kaybın olumsuz etkileri hem İstiklâl Harbi’nde hem de Cumhuriyet Türkiye’sinde derinden hissedilmiştir.
Sadece, bu topraklar değildi elbette olumsuz etkilenenler; savaş, tüm dünyayı önemli oranda etkilemişti. Avustralya’sından Hindistan’ına; Avrupa’dan Afrika’ya herkes etkilenmişti. Çanakkale, o dönemin egemen güçlerine ve tüm insanlığa, savaşlar ile amaçlarına kavuşamayacaklarını hatırlatan önemli bir tarihi dönüm noktasıdır. Bu mesaj üzerinden de tüm insanlığa,Barış’ın önemini ve kalıcı tek çözüm olduğunu hatırlatan önemli bir uyarıdır.
Bu anlamda, Çanakkale;
-Kimi,boğazlar üzerinden ılık denizlere ulaşma emeli güden,
-Kimisi, “denizlere egemen olan, dünyaya hakim olur” teorisine dayanarak güç gösterisi pesinde koşan,
-Diğeri, “Doğu’ya doğru” politikası ile Boğazların kontrolünü sağlamaya çalışan;
-Bir diğeri, “İstanbul anahtardır, İstanbul’a egemen olan dünyaya hükmedecektir” sentezine dayanarak politik duyarlılıklarını ortaya koyan,
tüm ülkelerin hayallerinindüğümlendiği bir boğaz idi.Büyük devletlerin bu emelleri, onları kendi aralarında da gizli birtakım mücadelelere yöneltmiş ve bu emeller onları tarihin en büyük kıyımlarından birine doğru sürüklemiştir.
Çanakkale, bugün tekrar, tüm dünya ülkelerine ‘Barış’ın değeri, önemi ve savaşın kaybettirdiklerini her daim hatırlatmak için önemli bir araçtır.Çanakkale,barışın tek çözüm olduğunun güçlü bir vurgusudur. Çanakkale,bir devrin battığı yerdir. Bitmeyen savaşların ve acıların da battığı yer olması dileğiyle…
Advertisement